Prens Harry, annesi Prenses Diana’nın anısını yaşatmak amacıyla kurduğu Sentebale vakfı tarafından “kurumun itibarına zarar veren bir medya kampanyası yürütmekle” suçlanarak dava edildi. Sussex tarafı, bu suçlamaları “aslı olmayan” iddialar olarak nitelendirirken, vakfın yönetimi Harry’nin istifasından sonra kurumu hedef aldığını öne sürdü.
Prens Harry, 2026 yılında Kraliyet Ailesi’nden ayrılmasının ardından gündemde kalmaya devam ediyor. Şimdi ise, 2024 yılında patronluğundan ayrıldığı Sentebale vakfı ile yasal bir anlaşmazlığın içine düştü. Vakfın yönetimi, Harry ve iş ortağı Mark Dyer’ın 2025 yılının Mart ayından itibaren kurumu hedef alan organize bir medya kampanyasının arkasında olduğunu iddia ediyor. Sentebale, bu durumun kuruluşun itibarına ciddi zarar verdiğini, bağış faaliyetlerini olumsuz etkilediğini ve yöneticilerin çevrimiçi saldırılara maruz kalmasına neden olduğunu belirtti. Vakfın açıklamasında, mevcut kaynakların yardım projeleri yerine kriz yönetimine harcanmak zorunda kaldığı vurgulandı.
Harry cephesi ise, bu suçlamaların “incitici ve asılsız” olduğunu savunuyor. Ayrıca, İngiltere’deki hayır kuruluşlarını denetleyen Charity Commission (Hayır Kurumları Komisyonu), her iki tarafı da anlaşmazlığı kamuya mal ederek kuruma zarar vermekle eleştirdi. Komisyon, daha önce Harry hakkında ortaya atılan ırkçılık ve sistematik kötü muamele iddialarının herhangi bir kanıtla desteklenmediğini açıklamıştı.
Güney Afrika’daki dezavantajlı çocuklara destek vermek amacıyla kurulan Sentebale, bu dava süreci nedeniyle kuruluş amacından ziyade “itibar savaşı” ile dünya gündemine oturdu. Davanın sonucu, hem vakfın geleceği hem de Prens Harry’nin hayırseverlik kimliği açısından büyük bir önem taşıyor.