Erdoğan Seçim Beyannamesini Açıkladı: Neler Vadetti?

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin seçim beyannamesini açıkladı. Erdoğan öncelikli olarak deprem bölgesinde 650 bin yeni konut yapacaklarını bildirdi. Erdoğan ‘gelir tamamlayıcı aile destek sistemi’ ile hanelerin gelirinin belirli bir seviyenin altına düşmesini engelleyeceklerini ve ev hanımlarının emekli olmalarına destek sağlayacaklarını açıkladı. Erdoğan gençlere yönelik vaatlerde de bulundu. Kamuda işe alımlarda mülakatı kaldıracaklarını belirten Erdoğan, üniversite öğrencilerine bilgisayar ve cep telefonu alırken bir sefere mahsus vergi muafiyet sağlanacağını, ayrıca her ay 10 GB ücretsiz internet verileceğini söyledi. 

AK Parti’nin Seçim Beyannamesi ve Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı Ankara Spor Salonunda düzenlendi. 

Törende konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan ‘Allah’ın izni ile yine bir 14 Mayıs arefesinde, bir kez daha, ‘Yeter söz milletindir’ demek için bir aradayız. Bizim yeter dememiz Bay Bay Kemal’in yeter demesine benzemez. Kardeşlerim, hayatlarını bu mücadeleye adamış devlet adamlarının mücadelesi dar ağacında bitmiş olsa da, kalkınma ateşi hiç sönmedi. Darbeciler bu ateşi söndürmeyi başaramadı. Vesayetçilerin tepeden bakan kibirleri bu ateşi söndürmeyi başaramadı. Siyasi ve sosyal mühendislik hesapları ile girilen çok sayıda teşebbüş bu ateşi söndürmeyi başaramadı’ dedi.

“Yaşadığımız her felaket, birliğimizi daha çok sıkılaştırmamız gerektiğini gösteriyor”

14 Mayıs seçimlerini tüm İslam dünyasının takip ettiğini belirten Erdoğan, ‘İslam dünyasının bu heyecanını ben inanıyorum ki bu kadro aynen paylaşacak. Rabbim zaferimizi kutlu eylesin. Eğer şu Ramazan’da bakıyorsunuz İslam dünyasından bir ülke 200 ton hurma gönderiyor. Deprem bölgesine… Depremzede kardeşlerimiz iftarını hurma ile açsın diye. Diğeri 100 ton gönderiyor… Bu bir yaklaşımın ifadesidir. Bu depremzede kardeşlerimizi bu Ramazan’da yalnız bırakamayız diyorlar. Hem ayni hem nakdi… Türkiye de bu kardeşleriyle beraber yürüdü bu yollarda. Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda… Yaşadığımız her felaket, birliğimizi daha çok sıkılaştırmamız, beraberliğimize daha çok sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor’ ifadelerini kullandı. 

‘Geldiğimiz noktada Türkiye’nin siyasi ve ekonomik esaret çukuruna yeniden yuvarlanmamak için güçlü olmaktan başka çaresi yoktur‘ diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Güvenlik ve tabiat dengesinde giderek dengesizleşen dünyanın da ihtiyacı var. Bu sebeple Rusya-Ukrayna savaşında iki tarafla da görüşebiliyor barış ihtimalini masada tutabiliyoruz. Pek çok yerde haksızlıkların düzeltilmesi için sahaya inip netice alabiliyoruz.

Bu sebeple, Balkanlarda barışın sürmesinin ve uzlaşma yollarının açık tutulmasının garantisi haline gelebiliyoruz. Bu sebeple, herkesin sırtını döndüğü mazlumlara kol kanat gerebiliyor, himaye edebiliyoruz. Bu sebeple Türk Devletleri Teşkilatı gibi stratejik adımlar atabiliyor, İslam alemiyle işbirliğimizi kimseden icazet almadan güçlendirebiliyoruz. Bu sebeple, Batı Dünyasıyla ilişkilerimizde teslimiyetçi değil, hakkımızı, hukukumuzu savunan dik bir duruş sergileyebiliyoruz.’

Muhalefeti hedef aldı

Konuşmasının devamında muhalefeti hedef alan Erdoğan, ‘Bay bay Kemal niçin HDP’nin genel merkezinde yaptı görüşmeyi? Acaba o kapalı kapılar ardında ne görüştüler bunları açıkladı mı? Teröristleri serbest bırakma sözü verenler bitmez. 14 Mayıs seçimlerinin en hayırlı neticelerinden biri de ülkemiz muhalefetini bu alacakaranlık kuşağından çıkarmak olacaktır. Her seçimin önemli olduğunu ama 14 Mayıs’ın tüm evlatlarının geleceğini şekillendireceğini asla unutmayacağız. Seçim gününe kadar geçecek her anı değerlendirmenizi, seçim günü sandığı namusunuz olarak görmenizi istiyorum’ diye konuştu.

Vaatlerini sıraladı

Erdoğan seçmenlere yönelik vaatlerini şöyle sıraladı:

  • Önceliğimiz 6 Şubat depremlerinin yıktığı şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak olacak. Toplam 650 bin yeni konut yaparak, afetin yer açtığı yaraları saracağız. Ülkemizin 81 ilinin tamamını afetlere dayanıklı hale dönüştüreceğiz. Bütüncül risk yönetimi ile ülkemizi sadece deprem için değil her türlü tehdide karşı hazırlayacağız.

  • Sağlıkta, hastaneleriyle, personeliyle, genel sağlık sigortasıyla, hizmete erişimin kolaylığıyla, dünyaya örnek olan bir seviyeye geldik. Salgın ve deprem döneminde, bu güçlü sağlık sisteminin işlerliğini hep beraber tecrübe ettik, gördük, hakkını verdik.  Yeni dönemde, ülkemizin ilaç ve tıbbi sektörlerindeki geliştirme ve üretim kapasitesini artırarak, savunma sanayindekine benzer bir atılımı hayata geçireceğiz. 

  • Aile sağlığı, aile diş hekimliği, evde bakım, palyatif bakım gibi hizmetleri ülke sathında güçlendireceğiz. Sağlık turizminde, dönem sonunda 3 milyon misafir ve 10 milyar dolar gelir hedefliyoruz. 

  • Terör örgütlerinin başını sınırlarımız dışında bile ezerek, suç çetelerine göz açtırmayarak, asayişten taviz vermeyerek, insanlarımızın geleceklerine güvenle bakabilmelerini temin ettik.  Dünyanın ve bölgemizin yaşadığı sınamaların giderek ağırlaştığı bir dönemde, önleyici güvenlik çalışmalarıyla, Türkiye’nin huzur ve güven adası olarak istikrarla yoluna devam etmesini sağlayacağız. 

  • Türkiye Yüzyılının anahtarı olarak gördüğümüz yeni sivil Anayasa sözümüzü tutmak için çalışmayı sürdüreceğiz.  Hukuk devletimizi güçlendirecek reformları kesintisiz devam ettirecek, kapsamlı bir yasama reformu için uzlaşma zemini arayacağız.

  • Yüksek standartlı demokrasi için dönüştürücü reformlar ve koruyucu reformlar döneminden tamamlayıcı reformlar dönemine geçeceğiz.  Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, toplumumuzun hiçbir kesimine hayat biçimi ve kimlik dayatılmasına izin vermeyeceğiz.  Demokratik siyasetin önündeki engelleri kaldırmaya devam ederken, terör örgütlerinin ve vesayet odaklarının siyasete müdahalesine de göz yummayacağız. Bilhassa Kürt kardeşlerimizi, ne CHP faşizminin, ne HDP sapkınlığının, ne PKK zulmünün, ne de geçmişte acı örnekleri yaşanan baskı düzeninin karanlığına asla ve asla teslim etmeyeceğiz.

“Mülakatı kaldırıyoruz”

  • Aile yapımızı, tüm sapkın akımlardan koruma yanında, her türlü maddi-manevi destekle güçlendireceğiz. Hayata geçireceğimiz ‘gelir tamamlayıcı aile destek sistemiyle’, hiçbir hanenin gelirinin belirli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceğiz. Aile Koruma Kalkanı Programıyla, ev hanımlarının emekliliğine destek vermekten, her ailede en az bir çalışan olmasını sağlamaya kadar pek çok uygulamayı başlatacağız. 

  • Gençlerimizi aile kurmaya teşvik etmek için, eğitiminden istihdamına, evliliğinden çocuk bakımına kadar her alanda kendilerine maddi katkı vereceğiz. Bu hedeflere ulaşmak için, kaynağı ülkemizin kendi ürettiği doğalgaz ve petrol gelirlerinden sağlanacak bir Aile ve Gençlik Bankası kuracağız. Yükseköğrenimdeki gençlerimize bir defaya mahsus olmak üzere cep telefonu ve bilgisayar ediniminde vergi muafiyeti sağlayacağız, ayrıca aylık 10 GB ücretsiz internet vereceğiz. 

  • Sosyal yardımlarımızı, yoksul insanlarımıza destek vermenin ötesinde, insanlarımızın yoksulluk seviyesine düşmesini önleyecek bir yaklaşımla yeniden yapılandıracağız. Sahip olduğumuz kültür-sanat değerlerimizin, her alanda işlenmesini sağlayacak mekanizmalar kurarak, ülkemizin potansiyelini en üst düzeyde harekete geçireceğiz. 

  • Ekonomimizi; yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyütmeyi sürdüreceğiz. Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek, ülkemizi bu sorundan mutlaka kurtaracağız. Memurundan emeklisine ve işçisine kadar çalışanlarımızın ücretlerini daima enflasyonun üzerinde artırarak, refah düzeylerini yükselteceğiz. Turizmde 90 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri hedefiyle, yatırımı ve tanıtımı hızlandıracağız. Ülkemizin halen 300 bin civarında olan uluslararası öğrenci sayısını, 1 milyonun üzerine çıkartarak, küresel pazarın yüzde 10’unu elde edeceğiz. 

  • Bilişim ihracatında 15 milyar dolara ulaşarak, ülkemizi bu alanda küresel bir merkez haline dönüştüreceğiz. Ülkemizi 1 trilyon dolar dış ticaret hacmine ulaştırmaya yönelik hedefimize ulaşana kadar yatırıma, üretime, ihracata yükleneceğiz. Önümüzdeki dönemde yıllık 5,5 büyüme oranıyla, milli gelirimizi bu dönemde 1,5 trilyon dolara, ardından da asıl hedefimiz olan 2 trilyon dolara çıkartacağız. Kişi başına düşen milli gelirimizi 3 bin 600 dolardan 10 bin 600 dolara yükselttiğimiz gibi, önümüzdeki dönemde önce 16 bin dolara, ardından da daha yüksek seviyelere ulaştıracağız. Bu büyüme sayesinde 5 yılda 6 milyon yeni istihdam oluşturarak, işsizlik oranımızı yüzde 7 seviyesine gerileteceğiz. 

  • Kadın ve genç istihdamına özel önem vermeyi sürdüreceğiz. Kamuya işe alımları, görevin getirdiği zorunluluklar dışında mülakatı kaldırarak, gençlerimizin sınavlardaki başarı sıralamasına göre yapacağız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir