İSKİ Uyardı: Barajlar Dolu Olmasına Rağmen Su Krizi Kapıda

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan veriler, şehrin su kaynaklarında bahar yağışlarına rağmen beklenen rahatlamanın gerçekleşmediğini ortaya koydu. Barajlardaki doluluk oranı son 24 saatte yalnızca milimetrik bir artış gösterirken, uzmanlar İstanbul’un su geleceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Nüfus artışı ve azalan yağışlar, megakenti önemli bir su krizine sürükleyebilir.

Barajlardaki doluluk oranı 14 Nisan 2026 tarihinde yüzde 70,33 olarak belirlenmişken, bugün bu oran yüzde 70,34’e yükseldi. 2026 yılının başından itibaren metrekareye düşen toplam yağış miktarı 389,88 kilogram olarak hesaplanmasına rağmen, bu artış İstanbul’un uzun vadeli su ihtiyacını karşılamak için yeterli görünmüyor.

15 Nisan 2026 tarihli veriler doğrultusunda, İstanbul’daki barajların doluluk oranları şu şekilde:
– Ömerli Barajı: %92,63
– Darlık Barajı: %86,69
– Elmalı Barajı: %91,79
– Terkos Barajı: %56,64
– Alibey Barajı: %67,56
– Büyükçekmece Barajı: %56,83
– Sazlıdere Barajı: %45,62
– Istrancalar Barajı: %55,15
– Kazandere Barajı: %61,95
– Pabuçdere Barajı: %60,84

Son on yılın verileri, İstanbul’un su rezervlerinde yaşanan kaybı net bir şekilde ortaya koyuyor. 2018 ve 2019 yıllarında baraj doluluk oranları yüzde 90 seviyelerine ulaşmışken, bu yıl ancak yüzde 70 civarlarında kalındığı görülüyor. Mevcut doluluk oranının geçen yıla göre 11 puan gerisinde olması, su yönetiminde dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

İstanbul’un günlük su tüketimi yaklaşık 3 milyon metreküpe ulaşırken, mevcut barajlar bu ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Şehrin su ihtiyacının büyük bir kısmı, Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden sağlanan su ile karşılanıyor. Bu yıl bu kaynaklardan sağlanan su miktarı 267 milyon metreküpü aşarak İstanbul’un su ihtiyacında büyük bir rol oynuyor. Eğer bu dış kaynaklar olmasaydı, İstanbul’un mevcut barajları ile susuzluk krizi yaşaması kaçınılmaz olacaktı.

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, barajların dolu olması durumunda bile İstanbul’un yıllık 1,5 milyar metreküplük su talebinin karşılanamayacağını belirtiyor. Albay, kentsel büyüme ve betonlaşmanın su havzalarını daralttığını vurguluyor. Türkiye genelindeki azalan kar kalınlığı da derelerin debisini düşürerek barajların verimliliğini olumsuz etkiliyor.

Uzmanlar, deniz suyunun arıtılması fikrinin yüksek maliyetler ve Marmara Denizi’ndeki kirlilik nedeniyle öncelikli bir çözüm olarak görülmediğini ifade ediyor. Bunun yerine, yeni binalarda yağmur suyu hasadının zorunlu hale getirilmesi ve sanayide su tasarruflu üretim yöntemlerine geçilmesi öneriliyor. Yaz aylarında artacak buharlaşma ve su tüketiminin yükselmesi, İstanbul’un su yönetimi için asıl büyük sınavın haziran ayıyla başlayacağına işaret ediyor.

Baraj doluluk oranı, bir barajda bulunan su miktarının toplam kapasitesine oranını ifade eden önemli bir veridir. Bu oran, su rezervlerinin mevcut durumunu anlamaya yardımcı olurken, içme suyu temini, tarımsal sulama ve enerji üretimi planlamasında kritik bir gösterge olarak öne çıkıyor. Düşük doluluk oranları kuraklık riskini, yüksek oranlar ise su bolluğunu işaret ediyor. Su kesintilerinin önceden planlanması ve kriz yönetimi açısından büyük önem taşıyan bu veriler, aynı zamanda su tasarrufu politikalarının belirlenmesinde de önemli bir rol oynuyor.